Kuran'dan hayvanlarla ilgili sorular

Boşluğa bir hayvanın veya kuşun adını yazınız.

Boşluğa bir hayvanın veya kuşun adını yazınız.

ضعْ اسمَ حيوانٍ أو طيرٍ في الفراغِ
Boşluğa bir hayvanın veya kuşun adını yazınız.

1- *{وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِ إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَن تَذْبَحُوا (……..)}

1_{ Musa, kavmine: Allah bir sığır kesmenizi emrediyor, demişti}

2- {فَالْتَقَمَهُ (……..) وَهُوَ مُلِيمٌ}
2_{Yunus kendini kınayıp dururken onu bir balık yuttu.}

3- {وَتَفَقَّدَ الطَّيْرَ فَقَالَ مَا لِيَ لَا أَرَى (………) أَمْ كَانَ مِنَ الْغَائِبِينَ}
3_{(Süleyman) kuşları gözden geçirdi ve şöyle dedi: Hüdhüd’ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı? }

4- {فَبَعَثَ ٱللَّهُ (……) يَبْحَثُ فِى ٱلْأَرْضِ لِيُرِيَهُۥ كَيْفَ يُوَٰرِى سَوْءَةَ أَخِيهِ} ۚ

4_{Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi.}

5- {قَالَ إِنِّي لَيَحْزُنُنِي أَن تَذْهَبُوا بِهِ وَأَخَافُ أَن يَأْكُلَهُ (……..) وَأَنتُمْ عَنْهُ غَافِلُونَ}

5_{(Babaları) dedi ki: Onu götürmeniz beni mutlaka üzer. Siz ondan habersizken onu bir kurdun yemesinden korkarım.}

6- {يأَيُّهَا (……..) ادْخُلُوا مَسَاكِنَكُمْ لَا يَحْطِمَنَّكُمْ سُلَيْمَانُ وَجُنُودُهُ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ}

6_{Ey karıncalar ! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin! dedi.}

7- {ان هذا أَخِي لَهُ تِسْعٌ وَتِسْعُونَ (………) وَلِيَ (……..) واحِدَةٌ}

7_{Onlardan biri şöyle dedi:) Bu, kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benimse bir tek koyunum var.

8- {  فَمَثَلُهُۥ كَمَثَلِ (…….) إِن تَحْمِلْ عَلَيْهِ يَلْهَثْ أَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَث}

8_Onun durumu tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini çıkarıp solur, bıraksan da dilini sarkıtıp solur.

9- {أَلَمْ تَرَى كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ (…….)}

9_{Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi?}

10- {كَأَنَّهُمْ  (……..)  مُسْتَنْفِرَةٌ * فَرَّتْ مِنْ (……..)}

10_Âdeta ürkmüş yaban eşekleri gibilerdir. Aslan dan (korkup) kaçan.

11- {فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ (…….) مُّبِينٌ}
11_{Bunun üzerine Musa asasını yere attı. O hemen apaçık bir ejderha oluverdi!}

12- {مَثَلُ الَّذِينَ حُمِّلُوا التَّوْرَاةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ (…….)ِ يَحْمِلُ أَسْفَارًا}ۚ
12_{Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerce kitap taşıyan merkebin durumu gibidir.}

13- {وَيَا قَوْمِ هَٰذِهِ (…….) اللَّهِ لَكُمْ آيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ فِي أَرْضِ اللَّهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوءٍ}

13_”Ey milletim! Bu, size bir ayet olarak, Allah’ın devesidir . Bırakın onu, Allah’ın toprağında otlasın; ona fenalık etmeyin, yoksa siz hemen azaba uğrarsınız”

14- {وَأَوْحَىٰ رَبُّكَ إِلَى (…….) أَنِ اتَّخِذِي مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ الشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَ}
14_{Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: “Dağlarda, ağaçlarda ve insanların kurdukları çardaklarda kendine göz göz kovan edin.”}

15- {فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الطُّوفَانَ وَ(…….) وَ(…….) وَ(…….) وَالدَّمَ آيَاتٍ مُّفَصَّلَاتٍ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا مُّجْرِمِينَ}

15_{Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tufan, çekirge , haşere , kurbağalar ve kan gönderdik; yine de büyüklük tasladılar ve günahkâr bir kavim oldular. }

16- {مَثَلُ الَّذِينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللَّهِ أَوْلِيَاءَ كَمَثَلِ (…….) اتَّخَذَتْ بَيْتًا}
16_{Allah’tan başka dostlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan dişi örümceğin durumu gibidir.}

17- {فَلَمَّا عَتَوْا عَمَّا نُهُوا عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُوا (…….) خَاسِئِينَ}
17_{Kibirlenip de kendilerine yasak edilen şeylerden vazgeçmeyince onlara: Aşağılık maymunlar olun! dedik. }
18- {أَفَلا يَنْظُرُونَ إِلَى (……)ِ كَيْفَ خُلِقَتْ}
18_{(İnsanlar) devenin nasıl yaratıldığına bir bakmazlar mı?

19- {خُشَّعًا أَبْصَارُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ الْأَجْدَاثِ كَأَنَّهُمْ (…….)ٌ مُّنتَشِرٌ}
19_{Sanki etrafa yayılmış çekirge sürüsü gibi bakışları perişan (utançtan yere bakar) bir halde ve dâvetçiye koşarak kabirlerden çıkarlar}
20- {يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ (…….) الْمَبْثُوثِ}

20_{İnsanların, ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olduğu gündür}

21- {مَنْ لَعَنَهُ اللَّهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ (……) وَ(…….)}

21_{Allah’ın lânetlediği ve gazap ettiği, aralarından maymunlar , domuzlar çıkardığı kimseler.}
22- {فَرَاغَ إِلَىٰ أَهْلِهِ فَجَاءَ (……) سَمِينٍ}
22_{Hemen ailesine gidip, semiz bir buzağı getirmişti.}

23- {فَأَلْقَاهَا فَإِذَا هِيَ (…….) تَسْعَىٰ}
23_{Bırakınca, değnek hemen, koşan bir yılan oluverdi.}

24- {ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ ۖ مِّنَ (……) اثْنَيْنِ وَمِنَ (……) اثْنَيْنِ}
24_{Sekiz çift: Koyundan iki ve keçiden iki}

25- {إِنَّ اللَّهَ لَا يَسْتَحْيِي أَن يَضْرِبَ مَثَلًا مَّا (……) فَمَا فَوْقَهَا}ۚ
25_{Şüphesiz Allah (hakkı açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde bir varlığı misal getirmekten çekinmez.}

26- {قَالُوا نَفْقِدُ صُوَاعَ الْمَلِكِ وَلِمَن جَاءَ بِهِ حِمْلُ (……)ٍ وَأَنَا بِهِ زَعِيمٌ}
26_{Kralın su kabını arıyoruz; onu getirene bir deve yükü (bahşiş) var dediler. (İçlerinden biri:) Ben buna kefilim, dedi.}

27- {إِنَّهَا تَرْمِي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِ كَأَنَّهُ (…….) صُفْرٌ}

27_{O ateş, saraylar büyüklüğünde kıvılcımlar fırlatır;Sarı erkek deve sürüleri gibi dağılan kıvılcımlar.}

28- {قالَ هِيَ عَصايَ أَتَوَكَّؤُا عَلَيْها وَأَهُشُّ بِها عَلى(…….) وَلِيَ فِيها مَآرِبُ أُخْرى
28_{O, benim asamdır, dedi, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim; benim ona başkaca ihtiyaçlarım da vardır.}
29- {إِنَّ الَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ اللَّهِ لَن يَخْلُقُوا (……..) وَلَوِ اجْتَمَعُوا لَه}
29_{Allah’ı bırakıp da yalvardıklarınız (taptıklarınız) bunun için bir araya gelseler bile bir sineği dahi yaratamazlar.}

30- {وَأَعِدُّوا لَهُم مَّا اسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ (. … ..)ِ تُرْهِبُونَ بِهِ عَدُوَّ اللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ}
30_{Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı korkutursunuz.}

 

tamil

வாலிபர்கள் எதிர்நோக்கும் சவால்கள்

வாலிபர்கள் எதிர்நோக்கும் சவால்கள்

1- விழிப்புணர்வின் அவசியம்

பேராசிரியர் அஷ்ஷைஃக்  ஸாலிஹ் ஸிந்தி – ஹபிழஹுல்லாஹ்- அவர்களின் கலந்துரையாடலில் இருந்து. أهمية الوعي) من برنامج: التحدّيات التي تواجه الشباب

Pitanja o životinjama iz Kurana

Popuni prazan prostor odgovarajućim imenom životinje ili ptice:

Popuni prazan prostor odgovarajućim imenom životinje ili ptice:

Popuni prazan prostor odgovarajućim imenom životinje ili ptice:

1- { وَإِذۡ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوۡمِهِۦۤ إِنَّ ٱللَّهَ یَأۡمُرُكُمۡ أَن تَذۡبَحُوا۟ بَقَرَةࣰ }
[Sura El-Bekare: 67] “A kada je Musa rekao narodu svome: “Allah vam naređuje da zakoljete …..”
2- { فَٱلۡتَقَمَهُ ٱلۡحُوتُ وَهُوَ مُلِیمࣱ }
[Sura Eṣ-Ṣāffāt: 142] “i ….. ga proguta, a bio je zaslužio prijekor.”
3- { وَتَفَقَّدَ ٱلطَّیۡرَ فَقَالَ مَا لِیَ لَاۤ أَرَى ٱلۡهُدۡهُدَ أَمۡ كَانَ مِنَ ٱلۡغَاۤىِٕبِینَ }
[Sura En-Neml: 20] “I on izvrši smotru ptica, pa reče: “Zašto ne vidim ……., da nije odsutan?”
4- { فَبَعَثَ ٱللَّهُ غُرَابࣰا یَبۡحَثُ فِی ٱلۡأَرۡضِ لِیُرِیَهُۥ كَیۡفَ یُوَ ٰ⁠رِی سَوۡءَةَ أَخِیهِ }
[Sura El-Māide: 31] “Allah onda posla jednog ……. da kopa po zemlji da bi mu pokazao kako da zakopa mrtvo tijelo brata svoga.”
5- { قَالَ إِنِّی لَیَحۡزُنُنِیۤ أَن تَذۡهَبُوا۟ بِهِۦ وَأَخَافُ أَن یَأۡكُلَهُ ٱلذِّئۡبُ وَأَنتُمۡ عَنۡهُ غَـٰفِلُونَ }
[Sura Jūsuf: 13] “Biće mi doista žao ako ga odvedete, a plašim se da ga … ne pojede kad vi na njega ne budete pazili” – reče Jakub.
6- { یَـٰۤأَیُّهَا ٱلنَّمۡلُ ٱدۡخُلُوا۟ مَسَـٰكِنَكُمۡ لَا یَحۡطِمَنَّكُمۡ سُلَیۡمَـٰنُ وَجُنُودُهُۥ وَهُمۡ لَا یَشۡعُرُونَ }
[Sura En-Neml: 18] “O ….., ulazite u stanove svoje da vas ne izgazi Sulejman i vojske njegove, a da to i ne primijete!”
7- { إِنَّ هَـٰذَاۤ أَخِی لَهُۥ تِسۡعࣱ وَتِسۡعُونَ نَعۡجَةࣰ وَلِیَ نَعۡجَةࣱ وَ ٰ⁠حِدَةࣱ }
[Sura Ṣād: 23] “Ovaj prijatelj moj ima devedeset i devet ….., a ja samo jednu”
8- { فَمَثَلُهُۥ كَمَثَلِ ٱلۡكَلۡبِ إِن تَحۡمِلۡ عَلَیۡهِ یَلۡهَثۡ أَوۡ تَتۡرُكۡهُ یَلۡهَث }
[Sura El-Aʿrāf: 176] “Njegov slučaj je kao slučaj …: ako ga potjeraš on isplažena jezika dahće, a ako ga se okaniš on opet dahće.”
9- { أَلَمۡ تَرَ كَیۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصۡحَـٰبِ ٱلۡفِیلِ }
[Sura El-Fīl: 1] “Zar nisi čuo šta je sa vlasnicima ….. Gospodar tvoj uradio!”
10- { كَأَنَّهُمۡ حُمُرࣱ مُّسۡتَنفِرَةࣱ * فَرَّتۡ مِن قَسۡوَرَةِۭ }
[Sura El-Muddessir: 50-51] “kao da su ….. ……. preplašeni pobjegli od ……!”
11- { فَأَلۡقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِیَ ثُعۡبَانࣱ مُّبِینࣱ }
[Sura El-Aʿrāf: 107] “I on baci svoj štap – kad on prava ………”
12- { مَثَلُ ٱلَّذِینَ حُمِّلُوا۟ ٱلتَّوۡرَىٰةَ ثُمَّ لَمۡ یَحۡمِلُوهَا كَمَثَلِ ٱلۡحِمَارِ یَحۡمِلُ أَسۡفَارَۢا }
[Sura El-Džumuʿa: 5] “Oni kojima je naređeno da prema Tevratu postupaju, pa ne postupaju, slični su ……. koji knjige nosi.”
13- { وَیَـٰقَوۡمِ هَـٰذِهِۦ نَاقَةُ ٱللَّهِ لَكُمۡ ءَایَةࣰۖ فَذَرُوهَا تَأۡكُلۡ فِیۤ أَرۡضِ ٱللَّهِۖ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوۤءࣲ }
[Sura Hūd: 64] “O narode moj, evo ova Allahova …… je znamenje za vas, pa pustite je neka pase po Allahovoj zemlji i ne činite joj nikakvo zlo”
14- { وَأَوۡحَىٰ رَبُّكَ إِلَى ٱلنَّحۡلِ أَنِ ٱتَّخِذِی مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُیُوتࣰا وَمِنَ ٱلشَّجَرِ وَمِمَّا یَعۡرِشُونَ }
[Sura En-Naḥl: 68] “Gospodar tvoj je ….. nadahnuo: “Pravi sebi kuće u brdima i u dubovima i u onome što naprave ljudi”
15- { فَأَرۡسَلۡنَا عَلَیۡهِمُ ٱلطُّوفَانَ وَٱلۡجَرَادَ وَٱلۡقُمَّلَ وَٱلضَّفَادِعَ وَٱلدَّمَ ءَایَـٰتࣲ مُّفَصَّلَـٰتࣲ فَٱسۡتَكۡبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوۡمࣰا مُّجۡرِمِینَ }
[Sura El-Aʿrāf: 133] “Zato smo Mi na njih slali i poplave, i …….., i ……., i …., i krv – sve jasna znamenja, ali su se oni oholili, narod zlikovački su bili.”
16- { مَثَلُ ٱلَّذِینَ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوۡلِیَاۤءَ كَمَثَلِ ٱلۡعَنكَبُوتِ ٱتَّخَذَتۡ بَیۡتࣰا }
[Sura El-ʿAnkebūt: 41] “Oni koji, mimo Allaha, zaštitnike uzimaju slični su ….. koji sebi isplete kuću”
17- { فَلَمَّا عَتَوۡا۟ عَن مَّا نُهُوا۟ عَنۡهُ قُلۡنَا لَهُمۡ كُونُوا۟ قِرَدَةً خَـٰسِـِٔینَ }
[Sura El-Aʿrāf: 166] “I pošto su oni bahato odbili da se okane onoga što im se zabranjivalo, Mi smo im rekli: ‘Postanite ……. prezreni!'”
18- { أَفَلَا یَنظُرُونَ إِلَى ٱلۡإِبِلِ كَیۡفَ خُلِقَتۡ }
[Sura El-Gāšije: 17] “Pa zašto oni ne pogledaju …… – kako su stvorene”
19- { خُشَّعًا أَبۡصَـٰرُهُمۡ یَخۡرُجُونَ مِنَ ٱلۡأَجۡدَاثِ كَأَنَّهُمۡ جَرَادࣱ مُّنتَشِرࣱ }
[Sura El-Kamer: 7] “oni će oborenih pogleda iz grobova izlaziti, kao …….. rasuti”
20- { یَوۡمَ یَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلۡفَرَاشِ ٱلۡمَبۡثُوثِ }
[Sura El-Kāriʿa: 4] “Toga dana će ljudi biti kao ……. raštrkani”
21- { مَن لَّعَنَهُ ٱللَّهُ وَغَضِبَ عَلَیۡهِ وَجَعَلَ مِنۡهُمُ ٱلۡقِرَدَةَ وَٱلۡخَنَازِیرَ }
[Sura El-Māide: 60] “Oni koje je Allah prokleo i na koje se rasrdio i u ……. i ….. pretvorio”
22- { فَرَاغَ إِلَىٰۤ أَهۡلِهِۦ فَجَاۤءَ بِعِجۡلࣲ سَمِینࣲ }
[Sura Ez-Zārijāt: 26] “I on neprimijetno ode ukućanima svojim i donese debelo ….”
23- { فَأَلۡقَىٰهَا فَإِذَا هِیَ حَیَّةࣱ تَسۡعَىٰ }
[Sura Ṭāhā: 20] “I on ga baci, kad on – ….. koja mili.”
24- { ثَمَـٰنِیَةَ أَزۡوَ ٰ⁠جࣲۖ مِّنَ ٱلضَّأۡنِ ٱثۡنَیۡنِ وَمِنَ ٱلۡمَعۡزِ ٱثۡنَیۡنِ }
[Sura El-Enʿām: 143] “i to osam vrsta: par …… i par ….”
25- { إِنَّ ٱللَّهَ لَا یَسۡتَحۡیِۦۤ أَن یَضۡرِبَ مَثَلࣰا مَّا بَعُوضَةࣰ فَمَا فَوۡقَهَا }
[Sura El-Bekare: 26] “Allah se ne ustručava da za primjer navede …… ili nešto sićušnije od nje”
26- { قَالُوا۟ نَفۡقِدُ صُوَاعَ ٱلۡمَلِكِ وَلِمَن جَاۤءَ بِهِۦ حِمۡلُ بَعِیرࣲ وَأَنَا۠ بِهِۦ زَعِیمࣱ }
[Sura Jūsuf: 72] “Izgubili smo vladarevu posudu”, odgovoriše. “Ko je donese, dobit će tovar hrane koji …… može ponijeti. Ja za to garantujem.”
27- { إِنَّهَا تَرۡمِی بِشَرَرࣲ كَٱلۡقَصۡرِ * كَأَنَّهُۥ جِمَـٰلَتࣱ صُفۡرࣱ }
[Sura El-Murselāt: 32-33] On će kao kule bacati iskre kao da su …… riđe.
28- { قَالَ هِیَ عَصَایَ أَتَوَكَّؤُا۟ عَلَیۡهَا وَأَهُشُّ بِهَا عَلَىٰ غَنَمِی وَلِیَ فِیهَا مَـَٔارِبُ أُخۡرَىٰ }
[Sura Ṭāhā: 18] “Ovo je moj štap” – odgovori on – “kojim se poštapam i kojim lišće …… svojim skidam, a služi mi i za druge potrebe.”
{ إِنَّ ٱلَّذِینَ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَن یَخۡلُقُوا۟ ذُبَابࣰا وَلَوِ ٱجۡتَمَعُوا۟ لَهُ }
[Sura El-Ḥadždž: 73] “Oni kojima se vi, pored Allaha, klanjate ne mogu nikako ni …… stvoriti, makar se radi nje sakupili.”
30- { وَأَعِدُّوا۟ لَهُم مَّا ٱسۡتَطَعۡتُم مِّن قُوَّةࣲ وَمِن رِّبَاطِ ٱلۡخَیۡلِ تُرۡهِبُونَ بِهِۦ عَدُوَّ ٱللَّهِ وَعَدُوَّكُمۡ }
[Sura El-Enfāl: 60] “I protiv njih pripremite koliko god možete snage i ….. za boj, da biste time zaplašili Allahove i vaše neprijatelje”