Cennete girecek ilk topluluk, dolunay gecesindeki ayın sureti (güzelliği ve parlaklığı) üzere olacaktır. Onların ardından gelenler ise gökte ışığı en güçlü parlak yıldızın görünümü üzere olacaklardır
Choose an available translation of this Hadeeth
Hadeeth text
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Cennete girecek ilk topluluk, dolunay gecesindeki ayın sureti (güzelliği ve parlaklığı) üzere olacaktır. Onların ardından gelenler ise gökte ışığı en güçlü parlak yıldızın görünümü üzere olacaklardır. Orada tuvalet ihtiyaçları olmayacak, tükürme ve burun temizleme gibi durumlardan uzak olacaklar. Tarakları altın, terleri misk, buhurdanlıklarında kullanılan tütsü, güzel kokulu öd ağacıdır, zevceleri büyük gözlü hurilerdir. Hepsi tek bir kişinin yaratılışı ve ahlâkî uyumu üzere olacaklardır. Ataları Âdem’in sureti üzere olup, boyları göğe doğru altmış zira olacaktır.»
Explanation
Benefits
Anlamların daha iyi anlaşılmasını sağlamak ve onları açıklığa kavuşturmak için benzetme yönteminin kullanılmıştır.
Kurtubî -rahimehullah- şöyle demiştir: Şöyle bir soru akla gelebilir: Cennet ehli sakalsız oldukları ve saçları da hiç kirlenmediği halde tarağa ne ihtiyaçları vardır? Kokuları miskten daha güzel olduğu halde buhura (tütsüye) ne gerek vardır? Buna şöyle cevap verilir: Cennet ehlinin yemesi, içmesi, giyinmesi ve güzel kokular sürünmesi; açlık, susuzluk, çıplaklık veya kötü koku gibi bir sıkıntıdan (eksiklikten) kaynaklanmamaktadır. Bunlar sadece ardı arkası kesilmeyen lezzetler ve kesintisiz nimetlerdir. Buradaki hikmet ise, dünyada bir şekilde tatmış oldukları nimetlerin benzerleriyle Cennette de keyif almaları ve ödüllendirilmeleridir.
Attribution
Categories
Share hadeeth
Sharing options · 0 Total shares

