Ey Âişe! Öyle bir söz söyledin ki, eğer o söz denize karışsa idi onun suyunu bozardı
Choose an available translation of this Hadeeth
Hadeeth text
Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Safiyye'nin şöyle şöyle oluşu sana yeter, dedim. -Ravilerden biri, bu sözle Âişe -radıyallahu anha-'nın onun kısa boylu oluşunu kastettiğini söylüyor-. Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ey Âişe! Öyle bir söz söyledin ki, eğer o söz denize karışsa idi onun suyunu bozardı» buyurdu. Âişe dedi ki, ben bir başka gün de kendisine bir insanın durumunu taklit ederek anlatmıştım. Bunun üzerine de Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bana dünyanın en kıymetli şeylerini verseler, ben yine de bir insanı hoşlanmayacağı bir şekilde taklit edip anmayı kesinlikle istemem.» buyurdu.
Explanation
Benefits
İnsanları tahkir etmek ve küçük görmek amacıyla fiziksel özelliklerini anlatarak onların taklidini yapmak haram kılınmış bir gıybettir.
Bedensel kusurları anlatmak gıybetin bir parçasıdır.
el-Kâdî Îyâz -rahimehullah- şöyle demiştir: Karıştırmak; başka bir şeyi ona ekleyerek değiştirmektir. Anlamı şudur: Eğer bu gıybet, denize karıştırılabilecek bir şey olsaydı, denizin o kadar çok ve bol suyuna rağmen onun halini (rengini/tadını) kesinlikle değiştirirdi. Durum böyleyken, içine bu gıybetin karıştığı azıcık (salih) amellerin hali nice olur!
Hadis, eşler arasında yaşanan kıskançlıkların bir kısmını açıklamaktadır.
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- münkeri, kötülüğü tasvip etmemiştir.
Allah Teâlâ’nın rızası ve gazabından emin olma durumu ile karşılaştırıldığında; dünyanın ve içindekilerin ne kadar küçük, değersiz ve ehemmiyetsiz olduğunu anlaşılmaktadır.
İslam güzel ahlak dinidir ve insanların saygınlığına, sözle veya fiille dil uzatılmamasını emreder. Çünkü saygınlığa dil uzatılması Müslümanlar arasında düşmanlık ve kin doğurur.
Attribution
Categories
Share hadeeth
Sharing options · 0 Total shares

